Kadınlar, "Büyük Kadın Mitingi" için Ankara'da buluştu: Susmuyoruz, boyun eğmiyoruz, vazgeçmiyoruz!

Orta Güvenilirlik Merkez Nötr
Orijinal Alıntı

Kadınlar, "Büyük Kadın Mitingi" için Ankara'da buluştu: Susmuyoruz, boyun eğmiyoruz, vazgeçmiyoruz! Kadınların hayatlarına, özgürlüklerine ve kazanılmış haklarına yönelik saldırılar her geçen gün derinleşirken kadınlar, düşman politikalara karşı Ankara’da sokağa çıktı. SOL Feminist Hareket, Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, Ayrımcılık ile Mücadele ve Eşitlik Derneği, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, TMMOB Kadın Çalışma Grubu, KAOS-GL ve KESK Kadın Meclisi'nin de aralarında olduğu bileşenlerin çağrısıyla bu sabah erken saatlerde Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanmaya başlayan kadınlar Tandoğan Meydanı'na yürüdü. Ülkenin dört bir yanından Ankara'ya gelen kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinden nafaka ve Medeni Kanun tartışmalarına, 6284’ün uygulanmamasından kadın cinayetlerindeki artışa kadar süren topyekun saldırılara karşı ses yükseltti. SOL Feminist Hareket mitinge geniş katılım gösterdi / Fotoğraf: BirGün Mitinge katılım sağlayan çağrıcı bileşenler: 1.29 Ekim Kadınları Derneği 2. 2021 Tüm Emekli Sen 3. Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi 4. Alevi Kültür Dernekleri 5. Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi 6. Ankara Barosu LGBTİ+ Hakları Merkezi 7. ASMMMO Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık Mobbing Komisyonu 8. Ayrımcılık ile Mücadele ve Eşitlik Derneği 9. Başkent Gönüllüleri Derneği 10.Dokunma Derneği 11. Dünya Kadın Yürüyüşü 12. Eşit Yaşam Derneği 13. Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Çalışma Grubu 14. Engelli Hakları Federasyonu 15. Hacı Bektaş Derneği 16. Hacı Bektaş Eğitim ve Kültür Derneği 17. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 18. Kadın Çalışmaları Derneği 19. Kadın Dayanışma Vakfı 20. Kadın ve Mücadele Derneği 21. KAOS-GL 22. KASAİD- Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği 23. KESK Kadın Meclisi 24. Mühendis ve Mimar Kadınlar Derneği 25. Mülkiyeliler Birliği 26. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Meclisi 27. Seyranbağları Semt Meclisi 28. Sol Feminist Hareket 29. Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği 30. TJA 31. Türk Kadınlar Birliği 32. TMMOB Kadın Çalışma Grubu 33. TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu 34. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 35. Uçan Süpürge Vakfı 36. Yenimahalle Kent Konseyi Kadın Meclisi Katılımcı bileşenler:1. ASMMMO Demokratik Kitle Örgütleri ile İletişim 2. Ankara Barosu Gelincik Merkezi 3. Ankara Kadın Ressamlar Derneği 4. Atakent Mahallesi Kadın Meclisi 5. Bağımsız Emekliler Sendikası 6. Bodrum Kadın Platformu 7. Demokratik Alevi Dernekleri Kadın Meclisi 8. Devrimci 78'liler Federasyonu Kadın Üyeleri 9. DİSK Ankara Kadın Komisyonu 10. EHP’li Sosyalist Feministler 11. Eşit Nesiller Derneği 12. Halkevci Kadınlar 13. Konya Kadın Platformu 14. Mor Duvar Platformu 15. Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı 16. Tüketici Hakları Derneği 17. Üniversiteli Kadın Kolektifi 18. Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği 19. Yozgat Demokrat Dernekler Federasyonu Kadın Meclisi Siyasi partiler:1. DEM Parti Kadın Meclisi 2. Emekçi Hareket Partisi 3. CHP Ankara İl Kadın Kolları 4. EMEP Ankara İl Örgütü 5. TİP Ankara İl Örgütü Mitinge, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever ve Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu da katıldı. Fotoğraf: BirGün Fotoğraf: BirGün Sabah erken saatlerden itibaren Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanan kortejler, Tandoğan Meydanı'na doğru yürüyüşe başladı. Kortejler, kar yağışı altında "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz!" , "Bir kişi daha eksilmeyeceğiz!" sloganları eşliğinde meydana yürüdü. Kadınların meydana ulaşmasının ardından ortak açıklamayı KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher okudu. Kadınların yaşamını hiçe sayan düzene itiraz ettiklerini vurgulayan Gevher, "Çünkü biliyoruz ki, bu ülkede iktidar, kadınlar için politika üretmiyor. Kendi varlığını sürdürmek için politika üretiyor. Bizden sessizlik, itaat ve kabulleniş bekliyor" ifadelerini kullandı. Kadınlar için hayatın her geçen gün daha güvencesiz hale getirildiğini kaydeden Gevher, "Hayatlarımız bu iktidarın tasarruf alanı değildir" dedi. Gevher'in açıklamaları şöyle: Merhaba Ankara’nın soğuğuna rağmen Türkiye’nin tüm kentlerinden gelerek alanı dolduran Sevgili Kadınlar, Merhaba… Bugün bu meydanda toplanan bizler, bir krizin, bir yıkımın, bir eşitsizliğin ortasında susmayı reddedenleriz. Kadınların yaşamına yönelen şiddeti normalleştirenlere, yoksulluğu kader diye sunanlara, eşitsizliği kalıcı kılmak isteyenlere karşı buradayız! Bu meydan, görmezden gelinen başvuruların, korunmayan yaşamların, cezasız bırakılan suçların birikimi. Bugün burada, kadınların yaşamını hiçe sayan düzene karşı itirazın kendisi olarak duruyoruz. Haklarımıza sahip çıkıyoruz. Hayatlarımıza sahip çıkıyoruz. Emeğimize, bedenimize, kimliğimize sahip çıkıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bu ülkede iktidar, kadınlar için politika üretmiyor. Kendi varlığını sürdürmek için politika üretiyor. Bizden sessizlik, itaat ve kabulleniş bekliyor. "HAYATLARIMIZ BU İKTİDARIN TASARRUF ALANI DEĞİLDİR" Ama buradayız. Ve buradan açıkça “Hayatlarımız bu iktidarın tasarruf alanı değildir!” diyoruz. Sevgili Kadınlar, Geçen yıl kadınlara “aile” paketleri sundular. Bu yıla ise şiddet faillerini, tecavüzcüleri, kadın katillerini cesaretlendiren düzenlemelerle girdik. Buradan açıkça söylüyoruz: Cezasızlık öldürür. Cezasızlık, şiddeti büyütür. Cezasızlık, kadınların yaşam hakkının sistematik biçimde gasp edilmesidir. Kadınlar korunmadıkları için öldürüldüler. Şikâyetleri dikkate alınmadığı için öldürüldüler. Uzaklaştırma kararları uygulanmadığı için öldürüldüler. Ve birçok kadın ölümü “şüpheli” denilerek dosyalardan düşürüldü. Bu ülkede kadınlar yalnızca öldürülmüyor; ölümleri de görünmez kılınıyor. Bir kadın defalarca başvuru yapmışken, bir kadın açıkça tehdit altındayken, bir kadın korunma talep etmişken öldürülüyorsa; bunun adı ihmal değil, sorumsuzluktur. Sorumsuzluktur çünkü; İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuzca çıkıldı. 6284 sayılı yasa etkin biçimde uygulanmıyor. Kadınları korumakla yükümlü mekanizmalar bilinçli olarak devre dışı bırakılıyor. Bu iktidar Anayasa’yı yok sayıyor. Uluslararası sözleşmelerden doğan haklarımızı gasp ediyor. Buradayız çünkü; Temel hak ve özgürlükler yok sayılıyor, güçler ayrımı yok edildi. Yargı iktidar tarafından aparat olarak kullanılıyor. İkili hukuk uygulanıyor. Laiklik ilkesi yok sayılıyor. Kadınların yaşam tarzı ve demokratik hakları hedef alınıyor. Karma eğitimden vazgeçiliyor. Kadınlar karanlığa mahkûm edilmek isteniyor. Kadınlar için hayat her geçen gün daha güvencesiz hale getiriliyor. Fotoğraf: BirGün Buradan bir kez daha söylüyoruz. Kadınlara yaşam borcunuz var. Şiddeti önlemediğiniz, hukuku işletmediğiniz, yükümlülüklerinizi yerine getirmediğiniz, taleplerimize kulak tıkadığınız müddetçe kadınların katledilmesinin, şiddete maruz bırakılmasının sorumlusu sizsiniz. İstanbul Sözleşmesi yaşatır! 6284’ü derhal ve eksiksiz uygulayın! Buradayız; Rojin için, Gülistan için, Ayşe Tokyaz için, ve niceleri için adalet istiyoruz. “Şüpheli” denilerek kapatılmak istenen her dosyanın takipçisiyiz. Bir kadın öldüğünde, bir kadın kaybolduğunda “kaza” ya da “intihar” denilerek dosyaları kapatıldığında; yalnızca bir yaşam değil, adalet de yok edilmiş demektir. Şüpheli kadın ölümlerini normalleştirmenize izin vermeyeceğiz. Her kadın ölümü kamusal bir sorumluluktur. Buradayız çünkü; Evlerimizde güvende değiliz. Sokaklarda güvende değiliz. Kampüslerde güvende değiliz. Okullarda güvende değiliz. İşyerlerinde güvende değiliz. Kadınlara “güvenlik” vaat ediliyor, ama yaşamlarımız korunmuyor. Çünkü güvenlik, kadınları korumak üzerinden değil; kadınları denetlemek üzerinden tarif ediliyor. Bu da yetmiyor; Toplumu birbirine karşı konumlandıran bir siyasetle; haklarında ısrar edenleri, eşitlik ve özgürlük için mücadele edenleri hedef gösteriyorlar. Kadınların ve LGBTİ+’ların hakları doğrudan saldırı altında. Nafaka hakkı tartışmaya açılıyor. Boşanma arabuluculuğa tabi kılınmak isteniyor. Arabuluculuk adı altında kadınlar yeniden şiddetin içine itiliyor. “Biyolojik cinsiyet” dayatması ile LGBTİ+’ların varlığı hedef alınıyor. Nefret dili, devlet politikası haline getiriliyor. Buradan açıkça söylüyoruz: Şiddete, nefrete ve yok saymaya boyun eğmeyeceğiz! Diyoruz ki: Yaşamak istiyoruz! NEFRETE İNAT YAŞASIN HAYAT! Buradayız çünkü; "GÜVENCELİ İŞ GÜVENLİ BİR GELECEK İSTİYORUZ" Düşük ücretler, sigortasız çalışma ve iş güvencesinin olmaması kadınların sosyal güvenceye ve emekliliğe erişimini engelliyor. Güvenceli iş istiyoruz! Güvenli bir gelecek istiyoruz! Emeğimizi değersizleştiren, kadınları kamusal yaşamdan dışlayan politikalara razı değiliz. Hayat pahalılığı artıyor. İşsizlik büyüyor. Gençler umutsuzluğa itiliyor. Buradayız çünkü; kadın yoksulluğu derinleşiyor. İşe girebilen kadınlara güvencesizlik dayatılıyor. Bize “evde kalın, bakım emeğini üstlenin” deniyor. Bakım emeği kadınların kaderi değildir! Kreş haktır! Sosyal destek haktır! Güvenceli iş haktır. Fedakârlık çağrılarını reddediyoruz. Yoksulluğu yönetmeyi değil, ortadan kaldırmayı talep ediyoruz. Erkek şiddetinin yanında denetimsizlik ve aşırı kar hırsıyla yaşamlarımız yok sayılıyor. Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanan kadınlar, Tandoğan Meydanı'na yürüyor / BirGün Dilovası’nda yaşananlar bu düzenin aynasıdır. Çocuklar işyerlerinde öldü, öldürüldü. Kadınlar güvencesiz ve denetimsiz çalışma koşulları nedeniyle yaşamını yitirdi. Buna “kaza” diyorlar. Hayır. Bu bir kaza değil. Bu; denetimsizliğin, ucuz emek düzeninin, kadın ve çocuk emeğini, tüm haklarını hiçe sayan politikaların sonucudur. Yoksul çocukları ucuz işgücü olarak gören, kadın emeğini güvencesizliğe mahkûm eden bu düzene karşı buradayız. KHK’lerle bir gecede işsiz bırakılan, mesleklerinden koparılan KHK’li kadınların yaşamlarını yeniden kurma hakkını savunmak için buradayız. "ERİŞİLEBİLİR YAŞAM HAKTIR" Buradayız çünkü; Bu düzen engelli kadınları yok sayıyor. Bakım ihtiyacı olan kadınları görünmez kılıyor. Engelli kadınlar şiddete uğruyor ama çoğu zaman anlatamıyor. Erişilebilir sığınak yok, erişilebilir adalet yok, erişilebilir yaşam yok. Engelli çocukların bakımı kadınların omzuna yıkılıyor. Kadınlar yalnız bırakılıyor. Buradan soruyoruz: Devlet neden sorumluluğunu kadınlara yüklüyor? Talebimiz açık: Bakım sigortası haktır! Erişilebilir yaşam haktır! Buradayız çünkü, Belediyelere el konulmasına, irademizin gasp edilmesine, seçilmiş belediye başkanları ve eş başkanlarının tutuklanmasına, kayyum atanmasına karşı irademize ve seçme seçilme hakkımıza sahip çıkmak için buradayız. Yüzyıllardır katliamlara ve asimilasyonlara maruz bırakılan, kimlik mücadelesi veren, inançları yok sayılan, eşit yurttaşlık talep eden Alevi kadınlar için buradayız. Aralık ayı boyunca emekçiler, emekliler, kadınlar 2026 yılı bütçesi için alanlardaydı. Yapılan bütçeden gördük ki; Bütçede savaşa kaynak var. Bütçede silaha kaynak var. Bütçede ranta kaynak var. Ama kadınlara yok! Bakım emeğine yok! Şiddetle mücadeleye yok! Bu bütçe eşitsizliğin bütçesidir! Bu bütçe erkek şiddetinin zeminini büyüten bütçedir! Biz savaş için değil; eşit, özgür, güvenli bir yaşam için bütçe istiyoruz! Sevgili Kadınlar, Barış içinde bir arada yaşama talebimizi yükseltmek için buradayız. Barış derken, yeni savaş çığırtkanlıklarına sessiz kalmayacağız. Hemen yanı başımızda Suriye de savaşın yeniden tırmandırılmasına, dün Lazkiye’de, Süveyda’da, bugün Şeyh Maksut’da, Eşrefiye’de yaşatılan sivil katliamlara sessiz kalmayacağız. Bu savaşa, yanı başımızdaki emperyalizme “hayır!” diyoruz. Daha fazla sivilin, kadının ve çocuğun yaşamını yitirmesine karşı ses çıkarıyoruz. Barış talebinin; yaşamın, eşitliğin ve geleceğin talebi olduğunu hatırlatmak için buradayız! Savaşın, işgalin ve yıkımın ortasında yaşamı yeniden kurmaya çalışan Filistinli kadınlara selam olsun! Sınırları aşan eşitsizliklere, sömürüye ve ayrımcılığa karşı mülteci kadınlarla yan yanayız. Buradayız çünkü; Dereleri HES’lere, ormanları maden şirketlerine, kentleri beton rantına teslim eden bu düzen; doğayı talan ederken en ağır bedeli yine kadınlara ödetiyor. Rant için yok edilen doğanın, plansız kentleşmenin ve sermayeyi koruyan politikaların sonucunda depremlerde, sellerde, yangınlarda yaşamını kaybedenlerin sorumlusu doğa değil, bu düzenin ihmali ve kâr hırsıdır. Afet sonrası yoksulluğu, güvencesizliği, şiddeti en fazla kadınlar yaşıyor. "ŞİDDETİN MEŞRULAŞTIRILMASINA SES YÜKSELTİYORUZ" Ranta karşı ekolojiyi, yıkıma karşı dayanışmayı, ölüme karşı yaşamı savunuyoruz. Hayvanların katledilmesine, hayvanlara yönelik şiddetin meşrulaştırılmasına da ses yükseltiyoruz. Yaşam için Yasa diyor; tahakküm şiddet ve sömürünün her biçimine karşı bir bütün olarak yaşamı savunuyoruz. 2025’i “Aile Yılı” ilan edenlere 2026 yılının kadınların DİRENİŞ YILI olacağını söylemek için buradayız! Susmuyoruz! Boyun eğmiyoruz! Vazgeçmiyoruz! Sesimizi yükseltiyoruz! Şiddetsiz, eşit, özgür bir ülke istiyoruz! Birlikte kazanacağız! Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın kadın dayanışması!" Fotoğraf: BirGün Kadınlar, "Bir kişi daha eksilmeyeceğiz" , "Eşitlik için laiklik için adalet için ses çıkarıyoruz" , "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz", "Tayyip kaç kaç kaç kadınlar geliyor" sloganları eşliğinde yürüyen kadın "Şeriat yasasına izin vermeyeceğiz" "Mirastır direniş" "İstanbul sözleşmesinden vazgeçmiyoruz", "6284 uygulansın" dövizleri taşıdı. Fotoğraf: BirGün Mitin konuşmalarının ardından bANDiSTA konseri ile devam etti.

Yapay Zeka Özeti

Bu güncel haber, özgürlüklerine, kadın konularını kapsayan toplumsal yaşamı şekillendiren önemli bir gelişmeyi aktarıyor. NLP güvenilirlik skoru orta düzeyde (50); içerik 0 farklı isimli kaynağa referans veriyor. Analiz sonuçlarına bakıldığında, orta düzey güvenilirlik, okunabilirlik ve duygu; standart bir haber profili çiziyor. Bütüncül analiz: orta düzeyde güvenilirlik skoru, ihmal edilebilir doğruluk riski; okuyuculara eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmeleri önerilir.

Detaylı Yapay Zeka Analizi

Kamuoyunun gündemine taşınan bu haber, büyük, kadınların konularını kapsayan çok boyutlu bir konuyu ele alıyor. Genel profili itibariyle sıradan bir haber; belirgin güçlü veya zayıf yönü bulunmuyor. Öte yandan, eğitim değeri sınırlı (20/100); içerik yüzeysel bir bilgi yapısı sunuyor. Ayrıca, İçerik 0 kaynak atfı, 0 varlık referansı ve 30 anahtar kelime ile veri yoğun bir yapı sergiliyor.

Öte yandan, İçerik zor okunan bir üslupla kaleme alınmış (okunabilirlik: 33/100). Öte yandan, haberin doğrulanabilirlik profili orta düzeyde (50/100); 0 kaynak atfı tespit edildi. Yazım kalitesi analizi: dilbilgisi puanı mükemmel (80/100), cümle uzunluğu ortalaması 30 kelime. NLP tabanlı yanlılık tespitimiz bu içeriği dengeli olarak değerlendiriyor (güven: %50).

Bu haberin analitik profili: orta düzeyde güvenilirlik, ihmal edilebilir bilgi doğruluğu riski ve ihmal edilebilir propaganda etkisi.

Haberin tamamını oku: Birgün →
Advertisement

Analiz Özeti

50/100
Güvenilirlik Puanı
20/100
Eğitici Değer
33
Okunabilirlik (Flesch)
Nötr
Duygu

Yanlılık ve Duygu Analizi

Siyasi Yanlılık
Merkez
Yanlılık Güveni
0%
Duygu
Nötr
Duygu Puanı
0%
Advertisement

Güvenilirlik Göstergeleri

Atıf Var
Hayır
Adlandırılmış Kaynaklar
Hayır
Doğrulama Durumu
Doğrulanmadı
Sansasyonellik
0%

Okunabilirlik ve Kalite

Flesch Okunabilirlik
33.1 (Zor)
Sınıf Seviyesi
16.0
Ort. Cümle Uzunluğu
29.5 kelime
Bilgi Derinliği
Shallow
Bağlam Sağlıyor
Hayır
Karmaşıklığı Açıklıyor
Hayır

Konular ve Anahtar Kelimeler

Anahtar Kelimeler
kadınlar kadın mitingi ankara büyük buluştu nin kadınların hayatlarına özgürlüklerine kazanılmış haklarına yönelik saldırılar geçen

Sürüm Geçmişi

Değişiklik tespit edilmedi. Bu orijinal sürüm.
Sürüm 1 - Bilinmiyor
Değişiklik Türü: Significant

Haber Bilgisi

Kelime Sayısı
118
Analiz Tarihi
2026-01-10 09:09
Analiz Yöntemi
NLP Pipeline v1
Advertisement