Fırtınalı Deniz’in Yolcusu Sedat Göçmen anıldı: "Karadeniz’in her taşında onun emeği var"
Fırtınalı Deniz’in Yolcusu Sedat Göçmen anıldı: "Karadeniz’in her taşında onun emeği var" Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden Sedat Göçmen, yaşamını yitirmesinin birinci yılında SOL Parti’nin düzenlediği etkinlikle anıldı. İstanbul Maltepe’de bulunan Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde gerçekleşen anmaya partililer, Göçmen’in yol arkadaşları ve sevenleri katıldı. Şair- yazar Haydar Ergülen’in şiir dinletisiyle başlayan etkinlikte Göçmen anısına Bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi. Dursun Göçmen’in eşi Sedat Göçmen için çektiği belgesel gösteriminin ardından etkinliğin açılış konuşmasını SOL Parti MYK Üyesi Alper Taş, açılış konuşmasını yaptı. Göçmen’in mücadelesine değinen Taş, bıraktığı devrimci mirası vurguladı. "ÇOK SEVDİK BİRBİRİMİZİ" Etkinliğin ilk konuşmasını Göçmen’in yol arkadaşı Tayfun Mater gerçekleştirdi. Mater şöyle konuştu: “Öğrenci mücadelesinin başladığı zamanlarda özellikle siyasalda çok sıkıntılar çektik. Devrimci gençliğin genişlemesi tabii ki bazı siyasi arkadaşlarımızla çeşitli sorunları getirdi. Sedat her zaman bu anlarda kimseyi kırmadan, herkesin saygısını kazanan biri oldu. Güler yüzünü hiç kaybetmedi o. Devrimci yolun yaratılması ile birlikte ona da en önemli görevlerden biri Zonguldak’tan Artvin’e kadar tüm Karadeniz’in sorumlusu oldu. Ve her noktasında çok büyük emekler sarf etti. Onu nadiren görürdük, birkaç gün kalır giderdi yanımızdan. Çeşitli hapishanelerde dolaştığı için beraber kaldığımız kısıtlı zamanlarda konuşma fırsatımız olurdu. ÖDP’den SOL Parti’ye bütün ilişkimiz 50 yıl önce nasıl başladıysa öyle sürdü. Çok sevdik birbirimizi. Onu çok özlüyoruz.” Sedat Göçmen "BİR ADIM BİLE GERİYE ATMADI" Mater’in ardından konuşan BirGün Yazarı Bülent Forta ise “1974’ten beri onunla hep aynı yerde durduk. Aynı duygularla aynı sıcaklıkla beraber bir mücadele yürüttük. 1976 sonunda beni Karadeniz’e yollamıştı arkadaşlar. Kısa bir dönem orada kaldıktan sonra bayrağı Sedat Göçmen aldı. Ve itiraf etmem gerekirse çok başarılı bir şekilde o bayrağı sonuna kadar taşıdı. Karadeniz’de hala devrimci yolun izi varsa Sedat Göçmen’in çok büyük bir emeği vardır. Biz bu hayatı hep Necdet, Soner, Behçet bize bakıyor diye yaşadık. Bu kavganın bütün sorumluluğunu üstlenen arkadaşlarımızdandı Sedat. Biz bu yalnızlığımızı bugünkü mücadelemizin kalabalıklığıyla bastırmak istiyoruz. Onun anısı önünde saygıyla eğiliyorum” ifadelerine yer verdi. Forta’nın ardından Göçmen’in SBF’den arkadaşları söz aldı. Göçmen’in yol arkadaşı Yunus Isın “ Öğrenci komitelerini oluşturduğumuz zaman öğrencilerin talepleriyle bir liste oluşturup hocalara sunmuştuk. Tabii kabul edilmedi. Boykot başladı. Bu sefer siyasalda 1500 kişi varsa 1400’ünün katıldığı bir boykot öğütledik. Dekanlığın faşistlerin provokasyonu sürdü. Onlarca arkadaşımız gözaltına alındı. O arada bizim SBF-DER yönetiminin yeniden seçilmesi gerekiyordu. Sedat Mamak cezaevindeyken yeniden başkan adayı yapmıştık. Ve Sedat o kadar seviliyordu ki başka hiçbir liste çıkmadı ve oy birliği ile gözaltındayken yeniden başkan seçildi. O herkese dokunan el veren bir arkadaştı. Zaten onu uğurlarken binlerce insanın oraya gelmesi de bunun ifadesiydi. Sedat’la birlikte mücadele eden hayatını kaybeden tüm arkadaşlarımızı saygıyla anıyorum” dedi. Isın’ın ardından da Göçmen’in Fatsa’dan yol arkadaşları söz aldı. “Sedat Hoca çok duygulu bir insandı” diyen Atıf Özgel, “Belki bunun üzerine fazla vurgu yapılmıyor ama ölen arkadaşlarımızın öykülerini bir biçimiyle kendi aramızda anlatmaya başladığımızda Sedat Hoca'nın mutlaka gözleri dolardı. Mahkeme salonlarında ya da cezaevinde bir adım geriye adım attığını ben hiç duymadım. Onun anısına konuşmak bile çok zor” şeklinde konuştu. Özgel’in ardından ise SOL Parti PM üyesi Öncü Durmuş konuştu. Durmuş şu ifadelere yer verdi: “Sedat Hoca, Gezi’yi “Bazı tarihi anlar vardır, hızlı akar’ diye açıklamıştı ve bizim üç yılda Fatsa'da yapmaya çalıştığımızı Gezi bir haftada yaptı” diyerek geçmişle bugün arasındaki bağı kurmuştu. O yıllarda bizler için devrimcilik de oydu; biraz onlara benzemek biraz da onların bıraktığı o mirası almak ve ileriye taşımak, daima daha iyisini hedeflemek... İyi ki geçtin bu topraklardan abi. Selamlarımızı ilet o çok sevdiğin devrimci gençlere… Sinan Kayış’a Bahadır Grammeşin’e… Selam söyle bizden Fatsa fikri uğruna dövüşe dövüşe ölenlere… Fikri Sönmez’e, Şehittin Tırıç’a, Ayşe Makar’a, Kemal Kara’ya, İlhan Durmuş’a… Selam söyle halkların devrimci yolunda adlarını saymakla bitiremeyeceğim tüm devrimcilere. Ve selam olsun bütün yol arkadaşlarından sana. Asla unutulmayacaksın abi.” "GEÇMİŞLE BUGÜN ARASINDAKİ BAĞ" BirGün Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aydın, da onunla yaşadığı anıları paylaştı. Aydın konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Artvin’de ilk kez Ensar abi yanıma gelip önemli bir arkadaş burada dediğinde gördüm onu. Ona sadece hoca diye hitap ediyorladı ve uzun boyu ile dikkatimizi çekiyordu. Onun Sedat Göçmen olduğunu ise cezaevine girdikten sonra öğrenmiştim. Ancak aradan yıllar geçmiş, 93-94 yerel seçimleri süresinde bir çalışma pratiğimiz oluşmuştu. O zaman tartışma sürecinin içerisinde bir program ortaya koymuştu Sedat hoca. Birlikte karar verip tartışmıştık. Ve bu çalışmanın neredeyse tamamını kendi başına örgütledi. Sedat Hoca dendiği zaman bendeki iki özelliği canlanır hemen. Fırtınalı denizin kaptanı olarak nitelendiriliyor ya hani gerçekten hep öyleydi. Ve ilk olarak Sedat Hoca çok iyi bir örgütçüydü. İkincisi ise pratiğe çok fazla önemser ve onu en iyi şekilde uygulardı. Farklı bir perspektifle direniş komitelerinin mantığının tüm Karadeniz’e yayılması, halkın politik özne olmasının nedenlerinden birisi de Sedat hocanın bu pratiğe yönelik yeteneğindendi. Başarı dediğimiz şey tam da bunların üzerine inşa edildi. Onu tanımış olmak, onunla bir geleneği bir yaşamı düşünceyi paylaşmak olmak gerçekten gurur verici. Onu yaşatmaya devam edeceğiz” BirGün Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın ise “Her buluşmamızda BirGün gazetesinin ne kadar kıymetli olduğunu, ne kadar önemli bir iş yaptığımızı, bununla aslında devrimciliğin ne kadar önemli olduğunu hissettirir, anlatır ve dönünce tekrar daha hızlı bir şekilde gazeteciliğe sarılırdınız. Birçok anı var ve ben zaman zaman arkadaşlarıma da anlatırım; bugün devrimcilik yapma tarzımız açısından da çok belirleyici oldu ve bunu hiç fark ettirmeden yaptı. Hoca ismi hiç kimseye bu kadar yakışmamıştı herhalde. Ben de saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyorum” dedi. Aydın’ın ardından konuşan SOL Parti Sözcüsü Deniz Demirdöğen ise şu ifadelere yer verdi: “Sosyalizme dair fikirleri aradığımız, yıllarda bu geleneği en çok öğrendiğimiz kişiler bu mücadeledeki abilerimiz ablalarımız oldu. Sedat abiyle de bu arayışın içerisinde tanıştık. Onun ortaya koyduğu devrimci irade ortada durdukça Sedat abi her zaman bizimle. O irade de Sedat abiyi uğurladıktan sonra açığa çıkan 19 Mart direnişi yaratan devrimci gençlerin elindedir. Bu topraklarda devrimci mücadele sürdükçe yarım kalan tüm hikâyelerimiz nesilden nesle yazılmaya devam edecektir” Sedat Göçmen, 30 Ocak 2025’te son yolculuğuna uğurlandı. Göçmen için düzenlenen yürüyüşe, Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce kişi katıldı. "ZOR KOŞULLARIN TERTEMİZ İNSANI" Göçmen’in Karadeniz’den yol arkadaşları Göçmen ile olan anılarını anlattı. Sedat Göçmen çok hızlı sonuca varan, strateji üretebilen bir insandı” diyen Göçmen’in yol arkadaşlarından Ali İhsan, “Ölümü herkesi sarstığı gibi bizi de derinden sarstı. İnsanın içerisinde bir boşluk kalıyor onsuz. Bu kadar kirliliğin içinde temiz kalmayı beceren insanlardan birisiydi. O zor koşullarda tertemiz kalan bir insandı. Onun mücadelesinin önünde saygıyla eğiliyorum. Yıldızlar yoldaşı olsun” diye konuştu. Etkinliğin son kısmında konuşan Sedat Göçmen’in oğlu Özgür Göçmen ise “Bundan bir yıl önce babamı uğurlarken sizler onun en geniş ailesisiniz demiştim. Bugün buraya gelir gelmez hissettiğim şey abiler ablalar sizler de benim ailemsiniz hepinize teşekkür ederim” diye konuştu. Göçmen’in eşi Dursun Göçmen de anmaya katılan, mesajlarını yollayan herkese teşekkür etti. Etkinlik Müzisyen Mehmet Gümüş’ün Göçmen anısına söylediği dinletilerle sonlandırıldı.
Siyasi gelişmeleri ele alan bu haber, anıldı, emeği konularını kapsayan kamuoyu gündemini şekillendiren konulara odaklanıyor. Genel profili itibariyle sıradan bir haber; belirgin güçlü veya zayıf yönü bulunmuyor. Ek olarak, haberin doğrulanabilirlik profili orta düzeyde (50/100); 0 kaynak atfı tespit edildi. Genel değerlendirme: güvenilirlik orta düzeyde, dezenformasyon riski ihmal edilebilir, propaganda düzeyi ihmal edilebilir.
Fırtınalı konularını kapsayan Siyaset sahnesindeki son gelişmeleri aktaran bu haber, önemli politik mesajlar içeriyor. İçerik zor okunan bir üslupla kaleme alınmış (okunabilirlik: 35/100). Ayrıca, veri açısından zengin bir içerik: 0 atıf, 0 varlık, 30 anahtar terim. Bunun yanı sıra, orta düzey güvenilirlik, okunabilirlik ve duygu; standart bir haber profili çiziyor.
Öte yandan, İçeriğin eğitici niteliği sınırlı düzeyde (20/100); yüzeysel bir bilgi yapısı bir perspektif sunuyor. Dikkat çekici şekilde, bu haberin güvenilirlik puanı orta düzeyde düzeyde (50/100), 0 kaynak atfıyla destekleniyor. Analiz sonuçlarına bakıldığında, gramer analizi mükemmel sonuç veriyor (80/100); metin tutarlılığı tam olarak uyuyor. Öte yandan, algoritmik değerlendirmemiz, bu haberde dengeli bir yönelim tespit ediyor (skor: 0).
Bu haberin analitik profili: orta düzeyde güvenilirlik, ihmal edilebilir bilgi doğruluğu riski ve ihmal edilebilir propaganda etkisi.