2025’in basın bilançosu: Tutuklamalar, RTÜK cezaları, kayyumlar
Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik ihlaller 2025 yılında da ağır bir tablo çizdi. CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer tarafından hazırlanan 2025 Basın Özgürlüğü Raporu, gazetecilerin yalnızca yargı baskısıyla değil; RTÜK cezaları, yayın yasakları, kayyum atamaları ve erişim engelleriyle de sistematik biçimde hedef alındığını ortaya koydu. 39 GAZETECİ TUTUKLANDI Rapora göre Ocak–Aralık 2025 döneminde gazeteciler haberleri, yazıları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle yoğun biçimde yargılandı. Aralarında Fatih Altaylı, Furkan Karabay, Ercüment Akdeniz, Elif Akgül ve Yıldız Tar’ın da bulunduğu 39 gazeteci tutuklandı. Merdan Yanardağ ve Enver Aysever yeni yıla cezaevinde girdi. İstanbul’da uğradığı saldırı sonrası hayatını kaybeden gazeteci ve aktivist Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin soru işaretlerinin ise hâlâ giderilmediği belirtildi. Raporda, Furkan Karabay’ın 201 gün, Ercüment Akdeniz’in 247 gün, Elif Akgül’ün 101 gün, Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın ise 102 gün cezaevinde kaldığı hatırlatıldı. Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın 34 gün tutuklu kalması da raporda yer alan örnekler arasında gösterildi. EV HAPSİ, ADLİ KONTROL VE ERİŞİM ENGELLERİ 2025 yılında tutuklamaların yanı sıra ev hapsi, yurt dışına çıkış yasağı ve düzenli imza gibi adli kontrol tedbirlerinin de yaygınlaştığı belirtildi. İsmail Saymaz ve Eren Öner ev hapsi verilen gazeteciler arasında yer aldı. Çok sayıda gazeteci hakkında ise tutuklama olmaksızın adli kontrol uygulandı. Yıl boyunca yüzlerce habere ve gazeteci, sanatçı ile siyasetçilerin kişisel sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Raporda, bu uygulamaların kamusal bilgiye erişimi ciddi biçimde sınırladığı ifade edildi. Gazeteciler Murat Ağırel, Alican Uludağ, İsmail Arı, Osman Çaklı, Zeynep Durgut, Şule Aydın, Rabia Önver, Şehriban Aslan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci haberleri ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle tehdit edildiği de raporda vurgulandı. Gazeteciler Şirin Payzın, Yılmaz Özdil, İsmail Arı, Mustafa Bildircin, Fırat Fıstık, Sarya Toprak, Sedef Kabaş, Gülistan Dursun, Kayhan Ayhan, Öznur Değer, Can Uğur, Selçuk Özbek, Gökay Başcan, Candan Yıldız, Metin Yoksu hakkında haber, paylaşım ve yorumları nedeniyle soruşturma ve davalar açıldı. RTÜK’TEN KANALLARA SERT YAPTIRIM 2025’te eleştirel yayınlar nedeniyle RTÜK tarafından dört televizyon kanalına toplam 53 yaptırım uygulandı. Bu yaptırımların parasal karşılığı 92,7 milyon TL oldu. SZC TV 10 gün, Tele1 ise 5 gün süreyle ekran karartma cezası aldı. Raporda, RTÜK yaptırımlarının özellikle protestolar ve yargı süreçlerine ilişkin yayınlar sonrasında yoğunlaştığına dikkat çekildi. KAYYUM DÜZENİ VE TMSF Raporda öne çıkan başlıklardan biri de kayyum uygulamaları oldu. İstanbul merkezli soruşturmalar kapsamında TELE1, Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT gibi medya kuruluşlarına kayyum atanmasıyla birlikte TMSF’nin Türkiye’nin en büyük medya patronu haline geldiği ifade edildi. Çakırözer, bu sürecin hem editoryal bağımsızlığı hem de gazetecilerin iş güvencesini ortadan kaldırdığını vurguladı. TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE 159’UNCU SIRADA Yaşanan tüm bu gelişmelerin ardından Türkiye’nin, basın özgürlüğü alanında 180 ülke arasında 159’uncu sıraya gerilediği kaydedildi. Çakırözer, raporun sonuç bölümünde basın özgürlüğünün demokratik toplumun temel koşulu olduğunu vurgulayarak, gazetecilere yönelik baskıların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
Kayyumlar, çizdi konularını kapsayan Adli gelişmeleri mercek altına alan bu haber, kamuoyu vicdanını yakından ilgilendiriyor. Haberin doğrulanabilirlik profili orta düzeyde (50/100); 0 kaynak atfı tespit edildi. Değerlendirmemize göre, genel profili itibariyle sıradan bir haber; belirgin güçlü veya zayıf yönü bulunmuyor. Genel değerlendirme: güvenilirlik orta düzeyde, dezenformasyon riski ihmal edilebilir, propaganda düzeyi ihmal edilebilir.
Emniyet ve yargı süreçlerini konu alan bu haber, tablo konularını kapsayan toplumsal güvenlik boyutunu ele alıyor. Dilbilgisi değerlendirmemiz mükemmel (80/100); genel yazım kalitesi tam olarak uyuyor. Bunun yanı sıra, yanlılık analizi, içeriğin dengeli bir perspektif sunduğunu (0 puan) ortaya koyuyor. Dikkat çekici şekilde, metin yapısı zor okunan bir okuma düzeyi gerektiriyor (cümle uzunluğu ort: 21 kelime).
Öte yandan, İçerik 0 kaynak atfı, 0 varlık referansı ve 30 anahtar kelime ile veri yoğun bir yapı sergiliyor. Bunun yanı sıra, kaynak altyapısı orta düzeyde güvenilirlik (50/100) işaret ediyor: 0 atıf, 0 kaynak. Bununla birlikte, bilgi aktarımı açısından sınırlı (20/100); okuyucuya bağlam sağlıyor. Tüm metriklerde ortalama değerler; ne olumlu ne olumsuz yönde dikkat çekici bir özellik taşımıyor.
Genel değerlendirme: güvenilirlik orta düzeyde, dezenformasyon riski ihmal edilebilir, propaganda düzeyi ihmal edilebilir.